Nisan5 , 2025

Beyoğlu’nda duvar resimli bir apartman: Papadopoulos Freres Apartmanı

İlgili Yazılar

Beyoğlu’nda duvar resimli bir apartman: Papadopoulos Freres Apartmanı

1907 yılında yaptırılan, eklektik mimarisi, Barok üsluptaki nakışları ve...

“Var olduğumuz toplum ve döneme kayıtsız kalamıyoruz!”

Ankaralı sanatçı Berrin Güngördü’nün sanatsal serüveni, kişisel deneyimlerle toplumsal...

Shakespeare’in ünlü oyunu Hamlet’ten bir sahne: Ofelya

İngiliz ressam John Everett Millais, yeşillikler ve çiçekler için...

Eskiz defterleri: Sanatçıların ruhlarına açılan pencereler

Sevdiğiniz bir sanatçının kafasındakileri, ruhundakileri kağıda döktüğü, fikirlerinin filizlenip...

PAYLAŞMAK GÜZELDİR!

1907 yılında yaptırılan, eklektik mimarisi, Barok üsluptaki nakışları ve tasvirleriyle dikkat çeken Papadopoulos Freres Apartmanı, farklı sanat anlayışlarını barındıran önemli bir örnek. Ancak duvar resimlerindeki ve kalem işlerindeki bozulmalar nedeniyle eserde koruma-onarım çalışması yapılması gerekiyor.

YAZI: MUZAFFER KARAASLAN

Duvar resimleri, Osmanlı Devleti’nin erken döneminden itibaren sanatçılar tarafından sıkça uygulanan sanat türlerinden biridir. Devletin geç döneminde daha da artan bu bezemeler, yapı türü fark etmeksizin daima hamiler tarafından tercih edilmiştir. Duvar resimleri ve boyalı nakışlarla karşılaştığımız yapı türlerinden biri de apartmanlardır.

Apartmanın kitabesi.

Apartmanlar, 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren İstanbul’da inşa edilmeye başlanmıştır. Günümüzde Beyoğlu olarak bilinen Galata ve Pera bölgesinde ilk örnekleriyle karşılaştığımız apartmanlar, yıllar içinde geniş kitlelerce benimsenen bir konut modeli haline gelmiştir. Genellikle Avrupalıların ve gayrimüslimlerin tercih ettiği bu yapılarda, zamanla Müslümanların da oturduğu Şark Ticaret Yıllıkları doğrultusunda tespit edilmektedir.

Apartman mimarisi, 19. yüzyıl Osmanlı dünyası için bir yenilik olsa da mimariye bağlı bezemelerde geleneksel anlayışın devam ettiği görülür. 2018 yılında başladığım ve 2024 yılında Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Anabilim Dalı’nda doktora tezi olarak savunduğum duvar resimli apartmanları konu alan çalışmamda birçok yapıyı tespit edebilme ve inceleme imkanım oldu. Bu yapılar arasında öne çıkanlardan biri ise Papadopoulos Freres Apartmanı’dır.

Papadopoulos Freres Apartmanı, Beyoğlu ilçesinde Müeyyedzade Mahallesi Lüleci Hendek Caddesi üzerindedir. Osmanlı Devleti’ndeki apartmanlar genellikle bani veya aile adıyla isimlendirilir. Apartmanın giriş kapısının hemen üzerindeki mermer kitabe de bu durumu doğrular. Kitabe doğrultusunda yapının, 1907’de Papadopoulos Kardeşler tarafından yaptırıldığı öğrenilir.

1909 Şark Ticaret Yıllığı.

Yapının banisi, inşa tarihi ve apartmanın ilk sakinleri hakkında Şark Ticaret Yıllıklarında çok önemli bilgiler yer alır. 1908 tarihli yıllıkta “Papadopoulos Freres” ibaresi, Lüleci Hendek 92 numarada görülür. 1909 tarihli Şark Ticaret Yıllığı’nda ise apartman sakinleri adres bölümüne kaydedilmiştir. Kitabe ve yıllıklar dikkate alındığında apartman inşaatının 1907 başladığı ve 1909’da apartmanın tamamen oturuma açıldığı düşünülebilir. Ayrıca 1928 tarihli Pervititch Haritası incelendiğinde apartmanın aynı isimle haritaya kaydedildiği de görülür. (Cervati, 1908, s.1541; Cervati, 1909, s.1543).

Ticaret yıllıklarını önemli kılan noktalardan biriyse hem apartmanın banisi hem de apartmanda oturan kişiler hakkında bilgiler sunmasıdır. 1909 tarihli yıllık doğrultusunda Papadopoulos Freres’in apartmanın 1 numaralı dairesinde oturduğu ve tereyağ ticaretiyle ilgilendiği öğrenilir. Diğer katlarda da yine Avrupalı ve gayrimüslim aileler ikamet etmiştir. Belge doğrultusunda apartman sakinlerinin saatçi, restoran işletmecisi, fırıncı ve ticaretin çeşitli alanlarıyla uğraşan, farklı meslek gruplarındaki insanlar olduğu anlaşılır (Cervati, 1909, s.1543).

Pervititch Haritası, 1928.

Mimarı hakkında herhangi bir bilgiye erişemediğimiz Papadopoulos Freres Apartmanı, eklektik üslupta inşa edilmiştir. Pencere tasarımları, cephedeki süsleme ögeleri ve balkon demirlerindeki detaylarda art nouveau, neoklasik ve Barok üslubun izleri açıkça görülür. Bu özellikleriyle döneminin estetik değerlerini yansıtan apartman, mimari nitelikleri doğrultusunda Beyoğlu’nda öne çıkan yapılardan biridir.

Apartman, mimari özelliklerinin yanı sıra duvar resimleri ve boyalı nakışlar açısından da Beyoğlu’nda ilgi çeken yapılar arasındadır. Söz konusu bezemeler, giriş holünün ve üst katlardaki merdiven boşluklarının tavanlarında yer alır. Kompozisyon yoğunluğu açısından, giriş holünün tavanındaki bezemeler oldukça önemlidir. Tavanı tamamen kaplayan ve kesintisiz bir şekilde kompoze edilen boyalı nakışlar, Geç Osmanlı Dönemi sanatını yansıtır. Çerçeve formunda tasarlanan boyalı nakışlardaki bitkisel ve geometrik motifler, sanatçılar tarafından nakşedilmiştir. Çerçevelerin dar kenarlarında kıvrımlı akantus yaprakları, bereket boynuzları ve vazo tasarımları görülür. Bu tasarımın benzerleri, İstanbul’daki çeşitli yapılarda da karşımıza çıkar ve dönemin sanat anlayışını ortaya koyar.

Apartmanın giriş holü.

Papadopoulos Freres Apartmanı’nda boyalı nakışların yanı sıra kompozisyona dahil edilen duvar resimleri de vardır. Giriş holündeki resimler, kalem işlerinin merkezine uygulanmıştır ve tema açısından birbiriyle örtüşür. İlk duvar resmi C, S kıvrımlı bir çerçevenin içindedir. Kompozisyonda, birbirinden farklı duruşlarda betimlenen dört atı süren bir kadın tasvir edilmiştir. Antik dönem kıyafetleri içindeki kadın, elindeki dizginlerle atları tutar pozisyondadır. Figürlerdeki hareket, sanatçı tarafından başarılı bir şekilde uygulanmakla birlikte renk tonlamalarına da dikkat edildiği görülür.

İkinci duvar resmi, diğer örnekte olduğu gibi fazladan bir çerçeve içerisine yapılmamıştır. Resmin merkezinde birbirinin etrafında uçuşan çeşitli kuşlar ve kelebekler görülür. Bu kanatlı hayvanların merkezindeyse Eros yer alır.

Papadopoulos Freres Apartmanı’ndaki boyalı nakışlar, 18. yüzyıldan itibaren Osmanlı Devleti’nde görülmeye başlanan ve sonradan daha da yaygınlaşan barok üslupta yapılmıştır. Duvar resimlerinde tercih edilen mitolojik karakterler ise daha çok neoklasik beğenileri akıllara getirir. Bu noktada sanatçının eklektik bir sanat anlayışı benimsediği ve Osmanlı’nın geç döneminde görülen estetik değerler doğrultusunda işler ürettiği de anlaşılır. Yapıda herhangi bir sanatçı imzası olmamasına rağmen üslup ve tema açısından ressamın başkent üslubunu benimsediği ve bu doğrultuda İstanbul’un sanat ortamında eserler ürettiği öngörülebilir.

Genel olarak değerlendirildiğinde, duvar resimli apartmanlar sanat tarihinin önemli konularından biridir. Papadopoulos Freres Apartmanı, İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin çeşitli kentlerinde karşımıza çıkan duvar resimli apartmanlardan sadece biridir. Bu yazıda söz konusu yapının seçilmesinin en önemli nedeni Osmanlı Dönemi’ne ait bir örnek olması ve dönemin farklı sanat anlayışlarını içinde barındırmasıdır. Yapıyla çağdaş olan resimler ve boyalı nakışlar 20. yüzyılın başlarına aittir. İstanbul’da birçok duvar resimli apartman vardır. Osmanlı Devleti’nin geç döneminden Cumhuriyet sonrasına kadar kesintisiz bir şekilde sanatçılar tarafından uygulanan bu eserler her dönemin kendine özgü estetik değerlerini de ortaya koymaktadır. Bu tür eserlerin günümüzdeki en büyük sorunu korumadır. Doktora tezi kapsamında birçok yapı incelenmiştir ve büyük bir çoğunluğunda ciddi tahribatlar gözlenmiştir. Sıvaların çatladığı ve boyaların döküldüğü bu resimler arasında bazı eserlerin süreç içinde tamamen yok olduğuna da şahit olunmuştur. Ne yazık ki Papadopoulos Freres Apartmanı’ndaki duvar resimleri ve kalem işlerinde de bozulmalar vardır ve en yakın zamanda koruma-onarım çalışmalarının yapılması gerekmektedir.

Duvar resimli apartmanlar önemli kültür miraslarından biridir. Söz konusu eserlerin daha çok tanıtılması ve her şeyden önce korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması gerekir. Bu noktada apartman sakinleri kadar yerel yönetimlerin de duvar resimlerini korumaya yönelik çalışmalar yapması elzemdir.